22 Ağustos 2011 Pazartesi

Sanırım birbirimizin değerini anlayabilmek için sürekli ikimizden birinin gitmesi gerekiyor...by pi_3,14

20 Ağustos 2011 Cumartesi

"verdiğim değeri anlamayan insana,
kafasına vura vura öğretemem bazı şeyleri..
gün gelir de değerimden yoksun kaldığında
o kendi başını vura vura öğrenir zatenn öğrenmesi gerekenleri.."
by pi_3,14

17 Ağustos 2011 Çarşamba

"aslında umrumda mısın onu bile bilmiyorum.
bilirsin güneşi sevmem ben.
bir tek seni seçtim sevmek için.
sense bana hiç sevmediğim,o sürekli kaçtığım kızgın güneşi bile arattın."
by pi_3,14

15 Ağustos 2011 Pazartesi

........

"hani hep derdin ya "ne kadar da çok şey biliyorsun,
herşeye nasıl böyle çözüm buluyorsun"diye ..
ben hala çok şey biliyorum.
içinde senin bulunduğun güzel anılar biliyorum mesela.
hala herşeye inanılmaz çözümler buluyorum her zor durumdan kurtarıyorum kendimi.
ama seni bensizlikten kim kurtarır...
huzurun yokken hiç de anlamlı değilsin eminim.
o uzak diyarda beni özlerken,etrafa nasıl gözlerle baktığını da en çok ben bilirim.
her şeyi bildiğim gibi."
by pi_3,14

12 Ağustos 2011 Cuma

Ben bir Güneş olsaydım...sabah doğmadan önce bu yazıyı okurdum. :)

"Aslında ben seni falan sevmiyorum.
seninleyken olan "ben"i seviyorum.
mutluymuş rolü yapışlarımı..ve hatta çoğu zaman role kendimi kaptırıp gerçekten mutlu oluşlarımı.
hani birisi size bir şeyi göstererek " buna sakın dokunma" dediğinde ,o şey her ne ise ona dokunmak için duyduğunuz istek ve merak gibi bir şey var bende,ben onu seviyorum.
çoğu zaman umrunda olmadığım halde ,umrundaymışım hissine kapılışlarımı seviyorum .
ve sen aslında benim umrumda bile olmadığın halde seni alıp da pamuklara sarıp sarmalayıp,çok da umrumdaymışsın gibi daha da değerlendirişlerimi seviyorum.
ben kendi dünyamı seviyorum.
ve seninleyken o dünyamın içinde gezinmeyi mesela.
seninle çocuk gibi körebe oynayışlarımızı seviyorum..ve mesela senin çok şeyi görmeyişlerinle,körebe oynadığımızı düşündürüşlerini seviyorum.
güneşten nefret ettiğim halde gidip gidip güneşe sığınmak isteyişlerimi seviyorum.
ben aslında güneşi değil düpedüz yağmuru seviyorum.
Güneş yakıyor...ten yakışlarını bırak,can yakışları var.
Yağmur ise insanın üstüne yağarken içine de yağıyor ,gönüle su serpercesine.
Ve bilmem anlıyor musun bendeki usul kıyameti ama,ben aslında seninle oynadığımız oyunları seviyorum.senin için kurduğum düşleri...gece sana anlattığım masallarıııı, seni deli gibi özlediğim zamanlarda bile, sana bakmak yerine aynaya bakışlarımı seviyorum mesela.sarılmanı istediğim zamanlarda bile çok alakasız konularda konuşup sanki hiç de sarılmak istemiyormuş gibi yapışlarımı da sevmeden geçmemek lazım..
Ben seninle birlikte içinde yaşadığım masalı seviyorum.
Ne kadar ömrümüz var bu masalda bilmiyorum ama bir gün gökten üç elma düşecek,masal bitecek ve uyuyacağız sevgilim.
Bence sen ne yap et rüyanda beni gör.."

by pi_3,14

7 Ağustos 2011 Pazar

:)

Aşk,tehlikeli bir şeydir.
Onunla oyun oynamaya kalkarsanız,gün gelir o sizinle oyun oynar..! 
Suyuna gitmek lazım. ;)
by pi_3.14
               

    

6 Ağustos 2011 Cumartesi

bir gün gelecek olan.

"Hiç biriniz umrumda değilsiniz aslında..
uzaklardakine bağladım ben ömrümü..
bir gün gelecek olana..
siz istediğiniz oyunu oynayın.
ben oyunları çocukluğumda bıraktım."
by pi_3,14

5 Ağustos 2011 Cuma

;)

"Bana bir özür borcunuz var...
Ben ödetmem.
Ama elbet ödersiniz.."
by pi_3,14

4 Ağustos 2011 Perşembe

benim adım huzur..

"Hep şikayet ederdin bensizlikten..Hayattan kaçar bana sığınırdın...huzura..
"Sen güçlüsün" derdin..."Seninleyken kafam rahat"
Bazen git ve başka insanlarla vakit geçir isterdim.
Kızmazdım sana,yokluğumda farkımı daha iyi anlayarak geleceğini bilirdim..
Bundan sonra bol bol vaktin olacak yokluğumu anlaman için.
Anladığında bir daha dönecek kapın olur mu bilmem...
Ama Benim adım huzur;sana uğramam artık.."
by pi_3,14

31 Temmuz 2011 Pazar

bazen bir şeyleri kaybetmek güzeldir...eğer dürüstlüğünüz,karakteriniz hala yerinde duruyorsa..

"Yenik düşmüş gibi görünüyor olabilirm..
Galibim aslında.
Ben galip geldim!

Eğer yapmanız gereken her şeyi yapmışsanız,tertemiz bir vicdanla uyursunuz.
Ancak yapmamanız gereken şeyleri yapmışsanız, kirli vicdanınızla boğuşur durursunuz.
Ben galibim.
Tertemiz bir vicdanla mis gibi uyumak bazen en büyük galibiyettir.
Karşındaki insan;karakterini,dürüstlüğünü yerle bir ederken ,sen hala sağlam bir karakter ve dürüstlükle durabiliyorsan bu galibiyettir.
Bazen mücadele ediyorum diye,vazgeçmiyorum diye,hatta belki gözyaşı döküyorum diye yenik görünebilirm...Ama ben galibim !!

Vicdanlarından şüphe ettiğim insanlar var aslında..
Gece yastığa başını koyduğunda da gamsız gamsız uyuduğunu düşünürüm öylelerinin..
Halbuki yok öyle bir dünya,bir gün elbet vicdan denilen şey yer adamı.
Kendilerini kazanan zannederlerken,aslında karakterlerini,dürüstlüklerini,adamlıklarını kaybettiklerinin farkına varamayacak kadar yeniktirler..."
by pi_3,14

30 Temmuz 2011 Cumartesi

yıldızın retinaya batan sivri uçları...

"Ruhunuz mutsuzken,gökyüzünün bile üstünüze üstünüze geldiği oluyor mu hiç?
Çocukluğunuzdan beri gökyüzü sizin için kurtarıcı bir güç kadar huzurluysa,gökyüzüne bakmak size herşeyi unutturuyorsa,böyle üstünüze üstünüze geldiği zamanlarda kızamazsınız kendisine.
Kredisi yüksektir çünkü.

Bugün gökyüzüne bakmak bile rahatlatmıyor içimi.
Kırgın olduğum çokça insan var.
Kırgın olduğum çokça mevzu...
Çocukluğumdan beri hep yaptığım gibi seçtiğim bir yıldızla konuşsam belki rahatlarım diyorum..Ama yıldızlar bile sivri hatlarıyla gözüme,kalbime,ruhuma batıyorlarrr :)
Sanki sivri uçları retinamı çizecekmiş gibi "ayyy "diyorum,içim cızz ediyor,elimle kapatıyorum gözümü anaç bir hamleyle..
Beni anladığınızı pek sanmam.
Bazen anlaşılmak istersiniz,ama şu an o anlardan biri değil.
Yok öyle bir isteğim.
Hayal dünyamın gücüyle başa çıkamazsınız aslında.
Tıpkı ruhumun derinliğiyle başa çıkamayacağınız gibi."
by pi_3,14

27 Temmuz 2011 Çarşamba

=))

"Ruhsuz adamları,kadınların uzanamayacakları yerlere koymalı..." 
by pi_3,14

23 Temmuz 2011 Cumartesi

. . .

"ben sana bir temmuz gecesi kırıldım....
gerisi çok da mühim değil artık.."by pi_3,14

21 Temmuz 2011 Perşembe

anlamaya çalışmadan usul usul,sakin sakiiiinn =))

"Bazen kötü günlere uyandığınızı hissedersiniz..
Sanki güneş herkese doğmuş da size doğmamış gibi bir his..Oysa;güneş sizi neden ayırt etsin ki o kadar kalabalığın içinde niye sizi gözünüze kestirsin?
Sanmam böyle oyunları olduğunu ama bazen kötü uyanırsınız işte.
Her zaman enerjik,pozitif uyanmaya da alışkınsanız ,bu durum tehlike çanları gibi çalar kulağınızda.
Gökyüzünden güneş bile rahatsız ederken sizi,siz kalkıp başka bir "güneş"e "lütfen beni bağla ,kimseye zarar vermeyeyim" dersiniz...bunun adı güneşten kaçarken başka bir güneşe tutulmak da olabilir,kimbilir:P
Her neyse işte çok uzun sürmüyorsa bu asabiyet,şanslısınız gerçekten.
Bazen şansımızı kendimiz yaratırız,bazen de böyle dört ayağımız üzerine düşeriz..tadından yenmez =)
Ayrıca anlattığım her şeyi anlamak ,her şeyi çözmek zorunda da değilsiniz...bazen okuyup geçmek gerekir,anlamaya çalışmadan...anlarsanızz cısss olur çünkü.. =))"
by pi_3,14



ain't no sunshine. . .

20 Temmuz 2011 Çarşamba

level atlatan kırık kalpler....

"Ben çok şey öğrenebilirdim aslında senden...yaşanmışlıklarından...
ama gitmeden sen de benden bir şey öğrenmelisin;
çekip gitmek çok da büyük bir erdem değildir..
çekip gitmek gurur göstergesi falan da değildir..
farzet ki bir oyun oynadık ve sen kazandın !
oyunun bir sonraki level ında,elinde kırık kalpten bir can daha var...
büyüdün bak mario ..."
by pi_3,14

bir efsane.. "Coco Chanel"

Her zaman ayrı bir yere koydum kendisini..
Öyle ki ,ilkokulda bile Coco Chanel'i yansıtan resimler yapar sonra oturur kendi çizimlerimi yaparak Chanel'e rakip olmaya çalışırdım =)

Bazı insanların hayatlarına,başarılarına,karakterlerine duyduğunuz
saygıda bile
ayrı bir özen vardır ya hani...
Coco Chanel de benim için o özenli saygıyı fazlaca
sunduğum nadir insanlardandır.


Coco Chanel'i çok iyi yansıttığını düşünmüyorum bu filmin,ama yine de çok keyifle seyrettim.
Onun o naif ruhuna,kendine güvenen tarzına hayran kalmamak elde değil.
by pi_3,14

19 Temmuz 2011 Salı

10 Temmuz 2011 Pazar

...çok istiyorsan,sigarayı bırak !

çok sigara içme lütfen dediğimde, "ben sinirli adamım,sigarayla yatıştırıyorum" demiştin..
olsun yine de çok içme.
çok da sinirlenme.
sinirliyken korkuyorum senden..inciniyorum.
ve hatta incindim .

"zaman diye bir şey yokturr" derdin..
zaman diye bir şey yoksa,zamana bırakmak da yoktur.
zamana bırakma..
ille de bırakmak istiyorsan bir şeyleri...
dünyanın bütün yalanlarını ardında bırak.
bütün nedenleri,bırak kenara.
ama mesela O'nun ellerini bırakma.
bırakacaksan inadı bırak.
küskünlüğü bırak,öfkeyi bırak.
ama sevmeyi bırakma.
bırakacaksan ,sigarayı bırak!!

ama O'nu bırakma..
by pi_3,14

                                          

7 Temmuz 2011 Perşembe

bu şarkıyı neden bu kadar çokkk sevdiğimi bilmiyorum amaa kitap okurken bir yandan bu şarkıyı dinlemek çok zorrr..... şarkıya eşlik etmeye dalıp kitabı algılayamadığımı,unuttuğumu farkediyorum...elimde kitap öyle bakakalıyorum :d çok hoş çokkkk :) sevilesi,öpülesi,şekerrr gibi yenilesi şarkı :D

5 Haziran 2011 Pazar

Sevmenin yürek gerektirdiğini,yüreksizleri seve seve öğrendim.
Geriye dönüp baktığımda elimde sadece bir iki tane çakma Superman :)
Hiç prensleri sevmemişim;hep bir Superman aramışım ve yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey varsa;o da Superman diye bir şey olmadığı..cidden yok :)
Superman tayt giyer mesela di mi;oysa ben hep "ruhuna tayt giyenleri" superman ilan etmişim;mevzu bundan ibaret :D

by pi_3,14

24 Mayıs 2011 Salı

sevilesi,başı okşanılası şarkılardan. . . =)


Sürekli birilerine bir şeyler anlatmak derdindeyiz ya hani..
Ve hani karşımızdakiler anlamamakta ısrarcı..
Anlaşılmamaktan şikayet ediyoruz..
Belki bizi anlamak istememelerinden,
Belki de anladıklarını sandıkları halde,aslında yanlış anlamış olmalarından..
Bazı anlarda da sırf anladıklarımızdan kaynaklı üzüntüler yaşıyoruz;
Bazı gerçekleri anlamak büyük sorumluluklar,büyük hüzünler verebilmekte çünkü insana.


Oysa bazen her şeyy bambaşkadır...
İnsanların yürek eksikliklerine şahit olmamak bazen en büyük istek haline gelir...
YÜREK EKSİK DEĞİLSE,her türlü anlaşır,anlaşılırsın...
Gerisi teferruat..
by pi_3,14

pooor taaa kaaall ! =)

"Yazılarımın bir çoğunda,kıyıda köşede bir yerde "portakal"benzetmesi geçmesinin,psikolojik bir sorun teşkil edip etmediği konusunda şüphe duyduğum bir gündeyim yine..
çocukluğuma inmek gerekir mi bilmiyorum..
hatta "çocukken portakal mı kovaladı seniiiiiiii,ne bu portakal portakal dilinden düşmüyoo" esprilerine maruz kalmalı mıyım onu da bilmiyorum:)
Üstelik portakal sevmeyen,tatlı portakalın bile her an dişlerimi kamaştıracakmış,midemi ekşitecekmiş  gibi gözümün içine içine bakmasından hep rahatsızlık duymuş biri olarak ,sanki portakal aşığıymış gibi,yazılarımda sürekli kendisine rol vermem de neyin nesiiiiii ? =)
Çok "halka karışmış",hastalıkta sağlıkta kendisine başvurulan bir şey olması beni onun samimiyetine inandırıyordur belki...hastalandığında bile seni iyileştirebilecek potansiyele sahip daha ne olsun gerçi :)
ama yine de saçlarımı boyatırken içine azcık portakal rengiiii boya kattırmamın,portakal sevgimle alakası olmadığına bahse girerim =)

hadi bak şimdi yine her şeyi geçtim de aklıma takıldıııı;

"sevda uzak değil ki,sevda başucumuzda"diye bir şarkı var ya hani..
benim sevdam bir PORTAKAL olabilir mi acep;taa ufakken soyup başucuma koyduğum?!  ;)"
by pi_3,14




"bir kaç ruh halini aynı anda taşıyorum şu an bünyemde :)
hatta o sebeple ruh halime uygun bir şarkı bulup dinleyemedimmmm =))))))
hangi duyguma uygun şarkı seçsem,diğerleri alınıyor sanki :p" 

porrtakalll..orda kall !! :P

"Bir meyve ismi verebilseydim kendimee...portakal derdim !
Her derde deva..
Hastalıklara şifa...
Gösterişsiz ama faydalı.
Ve her ismim geçtiğinde insanların "orda kal"masını sağlayan!!" 
by pi_3,14 

"Ben güzel bir insanım;alçakgönüllülüğe lüzum yok.. ;)

Kalbim güzel,aklım güzel,ruhum güzel benim !
İnsanlara hep içimdeki güzellikle bakıyorum,herkese güzel dilekler gönderiyorum..
Bu kadar güzellik çoğuna fazla geliyor belli ki,bazıları çirkinliklerle karşılık veriyor bendeki güzelliklere..
Onlara kızmıyorum;herkes kendindekini sunar insanlara...
İçinde güzellik olan güzellik sunar..içinde kötülük olan çirkinlik sunar..

Ben nefret duygusunu taşımıyorum içimde...
İnsanlardan nefret etmemeyi öğreneli çok oldu;nefretle kirletemem içimi.
Kötüyle kötü olunmaz!
Ben insanlara öyle iyilikler sunuyorumm ki,zaten gün geliyor kendilerinden nefret eder hale geliyorlar..Hiç biri bendeki iyilikle başa çıkamaz nihayetinde;)

İnsanları anlamaya da çalışmıyorum..
Yüzüme gülüp,yere göğe sığdıramayanların,işlerine gelmediğinde kıvırıp, döndüklerini ,beni yerle bir etmeye çok meyilli olduklarını bildiğimden midir nedir;çoğu umrumda bile değil.
İnsanları kendi karakterimle hayatımda tutuyorum;ama onlar kendi "karakterleriyle" hayatımdaki yerlerini kayganlaştırıyorlar..
Ya bilmiyorlar,ya görmezden geliyorlar ya da anlayamayacak kadar şuursuzlar..
Ama herkes kendi karakteriyle anılır.. öperim..."  
(mart 2011)
by pi_3,14

22 Mayıs 2011 Pazar


       











"En iyilerimizin sonu genellikle kendi ellerinden olur
sırf uzaklaşmak için,
ve geride kalanlar
birinin onlardan
uzaklaşmayı neden isteyebileceğini
bir türlü tam olarak anlayamazlar.."

_Charles Bukowski _

ve ben hala birisiyle göz göze geldiğimde sıcacık gülümsüyorum...insanlar ısınsın diye..


"Sanırım o 4 yaşındaki,küt saçlı,sevimli kız çocuğu hala içimde bir yerlerde.....
Hala gökgürültüsünde sessizce durup,başımı oynatmadan gözlerimle etrafı süzüyorum.
Hala her gece gökyüzünde seçtiğim yıldızla konuşuyorumm bakışarak.
Hala elimde pamuk şekerimmm,koltukta ayaklarımı sallandıra sallandıra hayal kuruyorum...
Hala jelibonu aynı keyifle ,ağzım kulaklarıma vara vara yiyorum :)
Hala babam otururken gidip sokulup,sığınıyorum yamacına.
Hala babamın minik kızıyım ve hala her sabah gülümseyerek uyanıyorum hayata....
Usul usul yaşıyorum....
Kendi kendime yetebiliyorum...
ve sürekli bir şeyler düşünüyorum...
Usul usul kıyametler yaratıyorum sonra...
ve kendim bile kaçacak delik arıyorum.... :)" 

(şubat 2011)
by pi_3,14

Bu yazıyı yazmak kaderde yoktu aslında....ben yazdım yine de ! :)

Kader ile kaderciliği aynı şey olarak gören bünyeler tanıyorum.
Kraldan çok kralcı olmak var bir de,üç aşağı beş yukarı sistem aynı:)

"Kaderci olmak demek ,hayatını yaşamamaktır aslında... Kaderciysen, bilinen bir şarkıyı sadece playback yaparak sunmuş olursun......
ama kadere inanıp yine de kaderci olmazsan kendi şarkını yazar söylersin.."

Elbette seçimlerimizin önceden belirlenmiş bir doğrusu vardır;ancak hep söylerim ki Tanrı senaryoyu yazar;gerisini sana bırakır oyna diye...iyi oynarsan,iyiyi seçersen ödülünü alırsın...ama sana sunulan rollerden,beceremediğin,hata yaptığın olursa ,eline yüzüne bulaştırırsın ve o zaman kalkıp da "senaryo kötüydü "diyemezsin..senin oyunculuğuna bakar çünkü iş...üstlendiğin roldür esas olan!!
Ya da şöyle çok basit bir örneklendirmeyle ele alırsak; etrafımız kötü insanlarla dolu..iyi olmak ve kötü olmak Tanrı tarafından iki ayrı yol olarak sunulmuşken,sen seçimini kötü olmaktan yana kullanırsan ,kötü yolu seçersen kimse buna" kaderi kötü olmakmış"
demez.Şayet kaderinde kötü olmak varsa,bir gün bedelini ödeyeceği bir ilahi adalet olmazdı."Madem Tanrı beni kötü yarattı,yargılamaz "derdi o zaman herkes.
Uzun lafın kısası hayatımızda yaptığımız,yaşadığımız herşey ,Tanrının hakim olduğu yolda ,aslında bizim seçimimizdir..Kadere inanın....ama kaderinizi kendiniz yazın...

"Kader diyemezsinn,sen kendin ettin" diyebilmeye şans yaratın..Bu da bir şanstır..

by pi_3,14  (nisan 2011)

*cinaslı uyak*


"Sen bir düşsün sadece.;yalandan kurduğum.
Belki de Sen yalan olduğun için yalana bulandı düşüm...
.ya da düşüm yalandan kurulduğu için senin adın yalana karıştı.. bilinmez..
ama gel sen şimdi cümlemde bir cinaslı uyak etkisi yarat;ve düşş git....
düşümden düş git...!! 
by pi_3,14 

Superman'in bile bir işe yaramadığı anlar vardır insan hayatında....çocukken üstünü örteriz bu gerçeğin...büyüdüğümüzde anlamak üzere...

Çocukluğumdan beri sevmedim masalları....
Çocukları uyutmak için kullanılan saçma sapan hikayeler olarak gördüm hep...Annem bana masal anlatarak uyutmaya çalıştığında inatla uyumadım,kanmadığımı göstermek için...
Sonra masalların ahı mı tuttu nedir, öyle bir masala kandım ki. ;kandığım masalın prensesi oldum birden bire..
"Pamuk Prenses. . .! "
yakıştı da sanki üstüme bu prenses etiketi.
Bir "pamuk prenses" te olması gereken tüm özellikleri taşıyodum sanki bünyemde:)

Her masalda olduğu gibi benim masalımda da bir kahraman olmalıydı elbette..
hatta benim şansıma mıdır nedir bir süperkahramanla paylaştım başrolümü...
nam-ı değer Superman!
Bir prens beni mutlu edemezdi..beyaz atı olan bir prens bende coşku yaratamazdı..Pegasus'u bile olsa beni mutlu etmeye yetmeyebilirdi..Ben kalktım Superman'i seçtim...çocukken gözüme onu iyi kestirmiş olmalıyım..Her neyse...
Superman dediğin güçlü olur,güç verir ya hani insana..
bilirsin ki her anında yanında olur..
ne yapar eder...
bulduğu ilk telefon kulübesine girer,hazırlanır ve anında yetişir kendisine ihtiyaç duyana..

Bize gösterilen imaj buydu hep..böyle olmalıydı..
sonra bi baktım ki; yine kandırılmışız..
Pamuk Prenses,ihtiyaç duyup Superman'i beklerken...
bir de bakmış ki Superman uçup gitmiş..

Çocukken kanmayıp,inatla uyumamak için direndiğimiz masallar,anladım ki;onlara kandığınızda da uyutmuyorlar..uyku kaçırıyorlar...

(Aralık 2008)
by pi_3,14 

bazı şarkıları daha bir özenli severiz....incitmeden...!

Reçel,bu film kadar lezzetliyse;yenmeli ! ..:)

Benim gibi reçelden haz etmeyen birinde bile "incir reçeli"ne karşı sempati uyandırabilen film olmakla beraber çokça düşünmeme sebebiyet vermiştir...Öyle lezzetli bir film ki, "acaba reçeller de bu film kadar lezzetli de ,ben yemeyerek haksızlık mı yapıyorum kendilerine "diye bile düşündüm... yok artık demeyin...düşündüm :)

Ama her filmde,her kitapta,ya da her şarkıda yaptığım gibi,yine kalktım koskoca filmin içinden benim duygularımı esir edecek bir bölümünü "pamuklara sardım,sarmaladım" elbette ..
Affedemediğiniz insanlar olur ya bazen...bazen de öyle anlamsız hale gelirler ki sizin için;bir bakmışsınız affedilmişler tarafınızdan..Affetmek Tanrı'nın işi diyerek topu yaratana atar,sonra içinizdeki sese kulak verdiğinizde aslında içten içe,yine de kendiniz "affetmeme" görevini edinmiş olduğunuzu görürsünüz ya..  İşte bana öyle bir sebep lazım ; tüm insanları affettirecek türden..

hani mesela bir sebebim olmalı...

"Sana dokunmak tüm kelimeleri yakmak gibi...
 Sana dokunmak tüm insanları affetmek gibi.."    diyebileceğim türden... :)
by pi_3,14


saygılar bizdennn :)

"Benim kelimelerle aram çok iyidir..bundan sebep her bir kelimenin altında yatan anlamı iyi bilirim.Bana dürüstlük yaparken bile altında yalan barındıranları da bilirim...
Hani insanlar gözlere bakar anlar ya yalan mı,doğru mu diye,sizce kelimelerle arası bu kadar iyi olan birinin ,yalanı anlamak için göze bakmasına bile gerek var mıdır?
Bence yoktur!!
Saygılar bizden" :))
by pi_3,14

http://www.facebook.com/pages/MurathaN-MungaN/109156319148861

bu sayfa ruhumda yarattığı tüm etkilere karşılık,Murathan Mungan 'a bir vefa borcudur :)
Herkesi beklerim .. ;)
by pi_3,14
http://www.facebook.com/pages/MurathaN-MungaN/109156319148861

"Yazdığın her şeyde benim ruhumu anlattığını düşündüğüm andan beri daha çok sığınır oldum cümlelerine...
sanki bu dünyaya benim hislerime tercüman olması için gönderilmişsin gibi...
ve sanki benim içimden geçenleri,bir mıknatıs edasıyla kendine çeken bir kalemin var gibi....
üsteliik,bana göstermek ister gibisin....içimdeki derinliği...
her cümlende..her sözünde , beni benim kadar iyi tanıdığını ispat etmeye çalışır gbisin sanki... :)


Ruhum ,yazdığın herşeyle o kadar huzur buluyor ki....en derinimde herkesten sakladığım bir şeyleri yüzüme yüzüme vuruyorsun ya hani...işte o an ruhumu,içimi sakladığım gibi seni de saklamak istiyorum herkesten...


Ve bazen -gerçi hep olduğu gibi- düşünüyorum da; ACABA,RUH HALİN BENİMKİNE ÇOK MU YAKIN;YOKSA AYNI ŞEYLERİ Mİ YAŞADIK ,GÖRDÜK,GEÇİRDİK.. ;) "

by  pi_3,14





;)



"İnsanlar canımı yaktığında dahi ,onlardan nefret etmediğimde tanıştım içimdeki insanla...
gülümsedim geçtim....
Tanrıyla konuşurken ,arkalarından hep iyi dileklerimi sundum üst makama.....
hiç bir zaman benim kadar temiz kalamadılar...
hafızamda kirli insanlar barındırıyorum....
korkaklar....yarı yolda bırakanlar...ne istediklerini bilmeyenler...ruhumun canını acıtanlar!
olsun...
hepsi iyi olsun...
Tanrı onları insan etsin...
kimse için kötü bir şey dileyerek kirletemem içimi.....
benim toprağım iyi......istesem de yetişmez içimde kötülük....


ve kalpleriniz o kadar kötü ki,benim iyi niyetlerimle arınmaya ihtiyacınız var..
herkese iyi dileklerimle..... ;)
by pi_3,14

içimde tuhaf bir istek....

"İnsanın içindeki her bir duygu çok enteresan!
Şimdi birden böyle çocukluğuma özlem duydum;kaldı ki ben çok fazla özleyebilen biri değilim..sanırım kendi kendimi tutmuşum bastırmışım bu konuda..
Duygular bir müddet sonra tercih halini alıyor sanki,benimki de öyle bir durum.
Ana söz konusu çocukluğum olduğunda,hiç bir duygumu tercih haline sokmuyorum.Pamuklara sarıp sarmaladağım bir çocukluğum var ki hala gözüm gibi bakıyorum o zamandan kalan anılarıma..Özlüyorum yapacak bir şey yok.
Ve bazı insanlara hep söylüyorum.."keşke seni çocukken tanısaydım" diye ..
Çocukken tanısam ,sanki onlar beni hiç incitmeyecekmiş gibi...herşey bir masaldan ibaret olacak ve onlar o masalın büyülü atmosferinde "sevilesi" bir hal alacaklarmış gibi..
Üstelik masal demişken,ben masalları da sevmem ..ama dedim ya çocukluğumun içinde geçiyorsa elbet güzel bir yanı vardır,ben zamanımızdaki masalları sevmiyorum..Hani şu insanı iki dakikada ayakta uyutmaya yönelik olanlarını......
Düşündüm de çocuk kalmak büyülü bir his.
İnsanları alıp,ellerinden tutup "haydi gelin çocukluğuma götüreceğim sizi" diyebilmek gibi tuhaf isteklerim var bir de...İçimde böyle bir his işte.
niye diye sormayın, öylece bir his...

by pi_3,14 (nisan 2011)